29 Ekim 2013 Salı

 

  Zaman geçiyor. Ertelediğim her şeyi yapmaya çalıştığım günler geçiriyorum. Çoğunda öğlene kadar uyuyorum evet, ama bu da yapmak istediğim şeylerden biriydi ve yapıyorum. Uzun zamandır istediğim barınak ziyaretini gerçekleştirdik. ''Bahçeli bir ev, bahçeli bir ev!'' diye sayıklayarak eve döndük. Köpeksiz ölmek istemiyorum(z) dedirtti o üzgün bakışlıların hepsi.
  Merak ettiğim, görmek istediğim kafeleri, yerleri bir bir deftere not aldım. Yeni şehir göremiyorsak yeni mekanlar görelim diyerek kendimi avutuyorum. Bir an önce birlikte gidilecek bir tatile ihtiyacım var. Neyse, o da olur diye umuyorum.
   On günlük bir işim var. Tüyap'ta çalışacağım. Bana iyi gelecek, hem de oyalanmış olacağım. Bunun dışında göynüme göre iş arama maceralarım sürüyor. Ama eskisi gibi endişelenmiyorum. Bir şey olur, mutlaka. Er ya da geç. Böyle, bu kadar.

5 Ekim 2013 Cumartesi

   Geldiğim günden beri yatakta yaşıyorum.Bunu da elbet yataktan yazıyorum.Sabahtan akşama dek Siyami'yle yatakta yuvarlanıyoruz.Oda sürekli çay,kahve ve mandalina  kokuyor.İş arıyorum.İş başvurularına gidiyorum.Sabırla bekliyorum.Artık dünyada tek işsiz kalan insanmışım gibi davranmıyorum.Evde olmanın tadını çıkarmaya bakıyorum.Bazı şeylerin kıymetini bilmeye çalışıyorum.Tüm sevdiklerimi artık haftasonuna sığdırmaya çalışmaktan keyif almaya bakıyorum.Özlemekten şikayet etmiyorum.Kavuşabildikten sonra özlemek güzel.Okuyorum,izliyorum.Soğuğun salyangoza dönüştüren halini yaşıyorum.Kartlar gönderip,kartlar bekliyorum.Böyle.(Bu yazı Siyami'nin horlamaları eşliğinde yazılmıştır.)