24 Temmuz 2013 Çarşamba

Abiye bakmalarla geçen bir haftasonunun ardından yeniden kürkçü dükkanındayım.Bol kedili ve güneşi günler geçiriyorum.Uzun bir süre yeniden böyle güneşlenemem diyerek güneşin altına atıyorum kendimi.''İşte bu!'' diyemeden kitaplar okuyorum.Çoğunun arkasından sevemedim kara gözlüm mırıldanıyorum.Her yaz olduğu gibi bu yaz da biz ne zaman tatile çıkabileceğiz diye soruyorum.Yürürken elini bile tutamayınca haliyle bunu tatilden saymıyorum.

15 Temmuz 2013 Pazartesi

     Okul bitti.Tatil başladı.On beş yıldır her yaz buradayım.Ama son altı senedir her şey daha güzel.Yarın yıldönümü.Altı yıl kulağa çok fazla gelse de hissedilenin daha az olması güzel.Çok güzel.Burada rüzgar var.Deniz yok.Var ama berrak değil.Berrak,soğuk,dalgalı bir deniz de olsa tam olacak her şey.Kiraz var.Yazın en güzel meyvesi.Kışın özlenen cinsten.Kediler iyi.Siyami'yi kısırlaştırdığımız için depresyona girdi.Bir bebekle ilgilenmek zor.Ama insan çok sevince her şey katlanılır oluyor.Sevgiyle her şey düzelebilir gibi.Çok okuyamıyorum.Çok uyuyamıyorum da.Ama yorgun değilim.Haftasonları kurs için İstanbul'a dönüyorum.Kendim için yaptığım en düzgün şey o.Suyun içinde çektiklerim dışında daha hiç fotoğraf çekmedim.Belki yarın çekerim.Güzel mailler atabilirsiniz bana.Söz geri dönerim.

"Her sey icin hep erken... Sonuc: Gec kalmak." dedi Adalet Ağaoğlu. Uzun zamandır güzel bir roman okumamışım dedim ben de bir de.