18 Şubat 2013 Pazartesi

Beasts Of The Southern Wild: İnsanın beklentisi çok olunca hayal kırıklığı da çok oluyormuş.Bayıl(a)madım ben nedense.Büyük bir beklentiyle izlediğim için olabilir.

The Imposter: !f 2013'te gösterilen Imposter ise çok büyük beklentilerle izlemeyip sevdiğim bir film oldu.Mockumentary denilen kurmaca belgesel türünde bir filmdi.Yer yer mantık hataları vardı sanki.Yine de son zamanlarda izlediğim en farklı filmlerden biriydi.

Beyond the Hills: Mungiu'nun izlediğim ilk filmiydi.Kurumlar üzerine düşündüren bir film Beyond The Hills.Ancak fazla uzundu ve tekrara düştü eleştirilerine katılmaktayım.
 Django Unchained: Hem Django efsanesi hem de Tarantino olduğundan Çağrı'yı tutabilene aşk olsun diyerek koşarak gittik.Filmin müzikleri şahane.Oyunculuklar şahane.Christoph Waltz'a bayıldım.Umarım hak ettiği ödülü bu pazar alır.Almanca'yı özlediğimi hissettim bir de.Fekat 8.6'lık bir şey bulamadım ben.

The Possession: Çerezlik korku filmi.










Life Of Pi: Son zamanlarda izleyip en çok etkilendiğim,ağladığım,güldüğüm film oldu.






Amour: Başlarda Haneke filmi olduğunu hissettirmiyor.Ama ilerledikçe ''Haa'' diyorsunuz.Biraz geriyor,biraz yoruyor.Ama etkiliyor.

2 yorum:

Eylül Köksümer dedi ki...

sanki oscar'lardan önce film eleştirmenlerinin toplanıp aday filmleri yorumlaması gibi olmuş bu, pek sevdim. bu ara yine yüzeysel filmlere gömüldüğümden hiçbirini izlemedim henüz, django ve life of pi'yi izleyen her arkadaşım mutlaka izlememi söylüyor, onlardan başlayacağım. tarantino oscarları toplar gibi. daha çok yaz. her sayfanı açtığımda yeni yazı görüp sevineyim.

yaprak dedi ki...

Umarim oradan bakinca "ben cok film izliyom ya" gibi gozukmuyordur.Ondan korkarak,sirf bloga bir seyler yazma eylemini gerceklestirmek amaciyla yazdim cunku.İclerinden en cok life of pi'yi seveceksin bence