1 Ekim 2012 Pazartesi


   Uyanmak her şeyden daha zor geliyor demiştim.Gerçekten de öyle.Kursa zar zor uyanmam yetmiyormuş gibi şu iki günde de derslerimin saati 8.Hayır 8'de ders mi olur ya diye sızlansak da oluyor tabi.Mesela ben kalkıp bugünkü derse gitmedim.Öğlen yan dal dersime gittim.Sanat nedir,estetik nedir konularıyla başladığımız der arkadaşalr bunları okuyacağız cümlesi ile devam etti.Aldığım kitapların bir kısmı 75 lira tutunca,sponsor istiyom diye ağlamaya başladım.Kredim şayet çıkarsa ocakta yatırılmış olacak.O zaman bir süre ağlamayacağım.Ama sonrasında da ben bunu nasıl ödeyeceğim diye ağlayacağım heralde.Çemberlitaş'ta ucuzluk peşinde elimde kitap poşetleriyle koştururken kendimi bana her şey yakışır programında yarışan kızlar gibi hissettim ve onalra biraz daha acıdım.Bir filmin banyosunu yaptırdım.En sevdiğim filmlerden biri oldu.Yarına okumam gereken bir adet oyun ve bir önsöz var.Ayrıca yarın büyük gün.Sabah sekiz dersinde tez yazıp yazmayacağımızı öğreneceğim.Neyse ki kafamda az çok belli konu.Cuma günü Boğaziçi Üniversitesi'ne gideceğim.Perşembe günü Lal Gece'yi izleyeceğim.Dexter başladı.Bi yandan da Oblomov'u bitirmeye hevesleniyorum.Günde yüz sayfadan altı günde biter,gel gör ki yoğunluktan fırsat bulamayacakmışım gibi.Bir yandan da oxford'un hikaye kitaplarını okumaya çalışıyorum.Amip gibi bölünmek istesem de-OKUL HİÇ BİTMESİN YAAĞ- diye sızlandığım doğrudur.

2 yorum:

Eylül Köksümer dedi ki...

sendeki çalışkanlık ve azmin yarısı bende olsaydı, okul yıllarımı daha verimli geçirseydim keşke diyorum, bu yaptıklarını okuyunca. o yarım bıraktığın sabah uykuların, kitap peşinde koşmaların, okuman gereken fazladan sayfalar için hiç pişmanlık duymayacaksın ilerde, tam tersi potansiyelini böyle iyi değerlendirdiğin için mutlu ve 'tam' hissedeceksin.

bir de sanat ve estetik konusu için, İsmail Tunalı'nın Estetik kitabı çok iyi derleyip toplar, bizim hep elimizin altındaydı, aklında olsun. eğer o ders için yardıma ihtiyacın olursa, emek'le ben çok mutlu oluruz bir şeyler söylemekten.

yaprak dedi ki...

Ben de yan dal ile birlikte kendime gelebildim sanırım.Çok da bir şey yapmıyorum aslında.Sadece koşturuyorum.Koşturmadığım yaz aylarında çıldırmanın eşiğine gelmem de bundan sanırım.İsmail Tunalı'nın çevirilerini duymuştum ama onun kitabını duymamıştım.Param olursa onu da edineceğim hemen.Çok seviyorum sizi :)