9 Ekim 2012 Salı

Hayatimin en sinir bozucu anlarindan birini bugun yasadim.Felsefe dersinde sade dan bahseden hoca escinsel,sapkin gibi ifadeleri arka arkaya sanki ayni seylermis gibi kullandi.Daha dogrusu ben boyle hissettim ve kendisine "Az once escinselligi sapkinlik olarak mi gordunuz,bana mi oyle geldi?" diye sordum.Kendisi "Oyle bir vurgu yapmak istemedim ancak benim sahsi fikrimi soracak olursan ben escinselligi sapkinlik olarak goruyorum.Erkeklerin birbirlerine duyduklari ilgiyi biyolojik olarak kabul edebilirim ama cok guvenilir bir arkadasimin dedigine gore kadinlarin birbirine ilgi duymasi tamamen ozentilik ile ilhiliymis." dedi.Çok güvenilir arkadaş? Özentilik ? O an sinirden gulmeye basladim, o zaman ben bu dersten cikiyorum diye ayaga kalktim. Otur oyle konusalim dedi.Bu bir protesto degil zaten diger dersim baslayacagi icin cikacaktim ama burasi bir universite kursusuyse eger siz soylemlerinize dikkat etmelisiniz.Cunku az once cinsiyetcilik yaptiniz ve buradaki insanlar soylediklerinizi sorgulamadan kabul edebilir dedim.Aslinda hepsi gerizekali desem de olurdu cunku sapkinlik kelimesinden sonra basini sallayan bir suru sosyolog adayi hemcinsim vardi.Bu cumlemden sonra da hayir niye oyle yapalim,sorgulariz diye mirildandilar.Ogretmenim beni sevin gibi bir cumle de kurabilirler zaten.Siz Lacan'i daha iyi biliyorsunuzdur fikriniz zikrinize yansimis belli ki ama burasi universite ve soylemlerinize dikkat etmelisiniz dedim.Kendisi en son benim icim neyse disim da o keske herkes benim gibi olsa seklinde cumleler kuruyordu.Ofke kontrolunde zorlandigim icin titremeye basladim.Sonrasinda sansima baska sevdigim bir hocayi gorerek odasinda su icerek,aglayarak sakinlesmeye calistim.Sacma sapan insanlarla ayni bolumde okuyor olmaktan,cinsiyetci,homofobik soylemlerde bulunan akademisyenleri dinlemek zorunda olmaktan nefret ettim bugun. 

5 yorum:

Eylül Köksümer dedi ki...

yazacaklarım fazla uzun ve kişiseldi, o yüzden mail attım canım yaprak.

ceren dedi ki...

şahanesin, böyle bir tepki verdiğin için seni hiç tanımıyor da olsam gurur duydum.

yaprak dedi ki...

Eylül,iyi ki varsın yine,yeniden.

Ve Ceren çok teşekkür ederim.Kim olsa aynısını yapardı diyebilseydim keşke.Ama orada bir tek ben vardım.Belki bir umut,çıkan bir sesle söylemlerine dikkat etmeye başlar o şahıs.Belki.

Dışavurum dedi ki...

Geçen sene Taksim'de yüyürken eşcinsellerin bir eylemine denk gelmiştim. Bizi kabul edin, bize sarılın diye yoldan geçenleri durduruyorlardı. Sarılmıştım tabi!
Eniştem Hollanda'da yaşıyor, üvey kızı lezbiyen ve bir de çocukları var. Herkesçe normal bu durum.
Malesef bizim fırııın fırın ekmek yememiz lazım eşcinselliğe karşı bakış açımızın değişmesi için...

yaprak dedi ki...

Ben homofobinin bir hastalik olduguna ve tedavi edilmesi gerektigine inaniyorum.Cunku bu korkma,cekinme hali bir fobi ve onyargi aslina bakilirsa.Ulkemizdeki homofobinin temel kaynagi musluman bir toplum yapisina sahip olmamiz agirlikli olarak tabi.Hollanda,Amsterdam gibi ulkeler ise bu konulari asmis ulkeler.Dunku dersle ilgili olarak da ben orada lezbiyen bir ogrenci olarak oturuyor olabilirdim.Beni hem sapkinlik hem de ozentilikle suclamis olurdu.Heteroseksuel olmam homoseksuellere edilen hakarete goz yummami gerektirmeyeceginden ben orada ses cikarandim.Ama genel algi "Bana ne "oteki"lerden." oldugu icin yie sivri bem oldum.İyi ki sivri oldum.O fiirin fiirin ekmek yemelerin ilk lokmasi olmusumdur belki.