27 Eylül 2012 Perşembe

  Sabah gelen televizyon ünitesini yaklaşık dört saatte taktık.Dört.4! Yanlış taktık,söktük yeniden taktık.Sonuç itibariyle dört saatimiz buna harcanmış oldu.Bunun üzerine İstanbul dışında güneşlenmekte olan babam aradığında annem kendisine: ''Bana elektrikli tornavida al.Ayrıca plastik penis takıp,mavi nüfus cüzdanı alacağım.Sana ihtiyacım kalmadı.Dolabı dört saatte de olsa kurdum.'' dedi.Söyleyeceklerim bu kadar.

25 Eylül 2012 Salı

 

  • Okul açıldı.Ama benim için açılmadı.Dün sokakta,otobüste heyecanla okula giden ya da dönen insanlar gördüm.Kendi birinci sınıf heyecanım ve gazla yüklü halim aklıma geldi.Şimdiyse ilk hafta ders olmuyor ki zaten yae mantığıyla gitmiyorum.Haksız da çıkmıyorum işin kötüsü.
  • Havanın sıcaklığı,erken kararma olayına tam olarak geçmemiş olmamız o iç sıkıntılarına henüz girmemiş olmamın nedeni.Ama hava erken kararmaya başladığında muhtemelen ben de kararacağım.-Yazar burda çok havalı bir cümle kurdu.-
  • Bunun dışında ne film izleyebiliyorum,ne de dizi.Zaten asla düzenli dizi izleyebilen bir tip olmadım.Ama haftaya Dexter başlayacak sanırım.Heyecanlandıran şeylerden biri de bu.Bunun dışında banyo yaptırmam gereken iki film var.Ama param yok.Bir de sahaf festivaline gidip bir kitap almam gerekiyor.Ve resmen gereklilik kipi kullanmak zorundayım.Filmekimi'ne ise gidemeyeceğim yine sanırım.Yıllardır hep heveslenip hep bilet bulamadım.Bu sene de en çok Fatih Akın'ın Cennetteki Çöplük'ünü merak ediyordum.Diğerlerini daha sonra indirip de izleyebilirim diye düşündüm.Ama sabah sekiz kuyruğuna girememiş olmam,biletixde biletin gözükmüyor olması nedeniyle olmadı.Çok da umrumda değil açıkçası.Çoğu insanın şekerim festivalde şunu izledim cümlesini kurmak için gittiğini düşünüyorum açıkçası.Bari onlar gitsin de hava atsınlar.27 Eylül'e kadar Lal Gece oynuyor Yeşilçam Sineması'nda.Onu izlemek istiyorum ben.Bir sonraki film gösterimi ise Araf olacakmış.
  • Beni en çok heyecanlandıran şeylerden biri sanırım cumartesi günü Cirque du Soleil'e gidecek olmamız.Ayrıca cumartesi günü kursta birlikte geçireceğimiz ilk gün ki ben böyle günlere manasız bir önem veriyorum.
  •     Dün fark ettim ki ikimiz de Starbucks cahilleriyiz.Yılda çok çok üşüdüğüm anlarda white chocolate mocha içen bir insanım.Onun, kasadaki çocuğa sizin buzlu bir içeceğiniz vardı cümlesini kurması da benden bir farkı olmadığının göstergesi sanırım.Her neyse karamelli frappuccino çok güzelmiş.
  • Oblomov çok kalın,arada başka kitaplar okuyarak bitecek sanırım.
  • Bir metni çevirip özet yazmak zorundayım pazar gününe.Bir şeylerden sorumlu olmayı özlemişim.Ama şimdilik.Eminim bir iki güne geçecektir.
  • Kedicanları çok özledim.Unutmadan 30 EYLÜL PAZAR GÜNÜ SAAT 14.00 TAKSİM'DE OLUYORUZ.EYLEM VAR.SOKAKLAR CANSIZ KALMASIN DEMEK İÇİN.
  • Yarın üşenmezsem okula sırf Suç ve Ceza film festivalinin panellerine katılmak için gideceğim.Ayrıntılı bilgi için tık! Suç ve Ceza Film Festivali > Filmekimi Hıh.

23 Eylül 2012 Pazar

Günler Günlerin Ardından.

Untitled by yaprak_ataman
Untitled, a photo by yaprak_ataman on Flickr.
Günlerdir internetsiz yaşayan bir insan olarak burayı özledim.Yazmayı değil belki evet,ama yazıları özlemeyi kesinlikle.Evin boyanması nedeniyle günlerdir seferi halde,bir mülteci edasıyla kaldığımız evler sonunda boya kokulu evime gelmiş bulunuyorum.Düzenli olarak gittiğim,kendime şaşıracak düzeyde heveslenerek çözdüğüm alıştırmalarım var.Evet alıştırmaları görseniz götünüzle gülersiniz,bazen ben de gülüyorum.Kabul.Ama inşa kelimesi bir temel arayışı yaratıyor ki o temel iyi olursa eser de güzel olacak gibi.Yaz bitti.Hatta sevdiğim ay bile bitti diyebilirim.Toplanan deniz kabuklarından çanlar yapılan,fotoğrafları çekilen bir yaz oldu.Geçen kışa göre daha az dersim var.On dersin varlığına on beşten sonra şükrediyor insan.Okulun son sene olması,bitsin de işe gireyim algım...Sonra da artık ''biz'' birlikte tatile gidelim hevesi...Yazının imla hatalarını,anlatım bozukluklarını evin boya kokusuna ve benim garip hevesli,heyecanlı,hayalperest halime verin.İçimden bir ses bir şeyler güzel olacak sanki Yaprak diyor.Ben de bugünlük onu dinliyorum.

11 Eylül 2012 Salı


Fotoğrafları tüketmezsem geri dönme hissim bitmeyecek.Elimde değil.
Her şey yolundayken bir şey mi var,soğuk mu mu davranıyor,konuşmak istemiyor mu benimle,benden kaçıyor mu diye sorgulamalarımla hem kendimi hem karşı tarafı yoruyorum.Ve bundan çok sıkıldım.

10 Eylül 2012 Pazartesi

Ben hariç herkes güzel,zayıf,başarılı gibi hissediyorum.Merhaba ergenlik.

Vicdan Muhasebesi

Kurs başladı.Evet açıkçası elemantaryden başladığım için çok sıkılıyorum çünkü saatlerce how old are you muhabbeti yapıyoruz.Ama bazı gramerleri unutmuşum tabi.Saatleri örneğin.Bir de elemantary derecesinde olduğum için utandığımı hissettim bir an.Ben hariç herkes biliyor sanki.Sankisi fazla artık çoğu insan biliyor.Ama bu dört yılda hiç bakmadığım konuları unutmam çok normal.Hazırlık okumadığım için,tüm derslerim Türkçe olduğu için bir şeyleri unutmam da normal aslında.Ya da ben kendime haklılık payı katmak için bahaneler arıyorum.Elemantary seviyesinde kitap almakla başladım.Lawrance okuyorum.Bilmediğim kelimelerin sayısı fazla,aslında en büyük eksikliklerimden biri bu sanırım.Bunun dışında İstanbul'daki evimizde boya olacak diye Tekirdağ'a dönmek zorunda kaldım.Cuma döndüğümde de bir süre evde kalamayacağım.Böyle çok keyifli değilim bir nedense.

6 Eylül 2012 Perşembe