14 Ağustos 2012 Salı

“İşte ben, bu alışkanlıklarından biri olmak istemem. Senin düzenle olan bağlarından biri. Sabahki diş fırçan, ya da kolunun altına sürdüğün deodorant, ya da yumurtalı şampuan olmak istemem. Bunların günlük mutluluğunda, rahatlığında belki sadece ufak bir payları var. İşte ben bu gündelik mutluluğun daha büyük bir payı olmak istemem. Yani daha rahat olman, korkmaman için örneğin, destek olamam sana. Düzenle bùtùn bağlarını koparabildiğin zaman, ki bu cesaret ister, bu cesareti gösterebildikten sonra zaten karanlıktan korkmayan biri olursun. O zaman yine beni seversen, bu sevgi kabulümdùr. Tamam mı?” (Yenişehir’de Bir Öğle Vakti- Sevgi Soysal)

5 yorum:

banu bilgi dedi ki...

Çok güzel çok çok güzel bende blogumda paylaşıyorum.
Çok teşekkür ederim bu satırları okumama aracı olduğun için :)

yaprak dedi ki...

Rica ederim,çok mutlu oldum :)

Bilge dedi ki...

Bunu okuduktan sonra flickr'da gezerken karşıma şu fotoğrafın çıkması?

http://www.flickr.com/photos/ahmeterol/7048659909/in/faves-hiyel/lightbox/

Hadi ateyisler!

yaprak dedi ki...

OHA.O benim kitabım! SAYFA KOPUĞU BİLE AYNI.Atayisler hadi?

Eylül Köksümer dedi ki...

bu yazıyı tatildeyken, nasıl bir sohbetten sonra okuduğumu, nasıl denk geldiğini sana yazacağım uzun uzun. okuduğum an boğazımda bir şeyler düğümlendi, o kelime daha ilk cümlede çıktı karşımda, sevgi soysal o kadar muhteşem bir kadındı ki, içime işledi bu seçtiğin satırlar. kolay kolay unutmayacağım. teşekkür ederim ben de.