13 Ağustos 2012 Pazartesi

  Birinin yanınızdaki varlığına alışınca yokluğu büyük eksiklik hissi yaratıyor.Bir haftanın sonucunda bugün pek bir tatsız geçti.Karın ağrıları,gereksiz iştahlarla günü geçirdim.Hava birazcık olsun serinledi belki bu güzel.Ama kışı hatırlatıyor olması canımı sıkıyor.Sanırım kış gelsin istemiyorum.Tüm o yaşanacaklar gözümde büyüyor sanırım.Gözümde büyüterek iyicene zorlaştırıyorum belki de bilmiyorum.Sınıftan bir arkadaşım gideceğim kursun üds kısmına yazıldığını söyledi.İnsanlar üds için çalışmaya başlarken ben en başından İngilizce'ye başlıyorum.Bu bile canımı sıkabiliyor.Sanırım içinde bulunduğum ruh halini bilim adamları PMS olarak özetliyor.Bunun dışında dün Bilgi Yayınevi eskiden Tezer Özlü'den Sabahattin Ali'ye kadar bir çok yazarın kitabını basan yayınevi olduğunu keşfettim.Okuduğum kitap annemin 50 yaşındaki kitabı ve çok güzel kokuyor.Sanırım şu hayatta en sevdiğim şeylerin başında kitap kokusu geliyor.Ondan sonra da kedi mırıltısı gelir muhtemelen.Ne çok sanırım dedim ve ne kadar sıkıcıyım.Neyse ki çekip de yayınlamayı unuttuğum fotoğraflar varmış.Şu iki üç cümleyi okuyarak harcadığınız zamanı görsellikle doldurabilirim.

*Sevdiğim blog yazarları daha çok yazın lütfen.Kendinizi biliyorsunuz.Biliyorum.





Hiç yorum yok: