29 Temmuz 2012 Pazar

Zaman Algısı




Sözleştiğimiz saate alarmımı kurup uyuyorum.Çocuk gibi heyecanlanıp,saçma sapan yatakta döndükten sonra uyanıyorum.Yüzümü bile yıkamadan gidiyorum.Gelmemiş oluyor.Uyuyakaldığını düşünüp kızamıyorum.Geliyor.Geç de olsa geliyor.Mahmurluk böyle bir şey herhalde diye düşünüyorum.Gülümsüyor.Önemli olan da bu.Çoğu zaman.Kahvaltı ediyoruz bir takım ısrarlar sonucu.Evet,o bilindik cümle geliyor aklıma.Ama birlikte yenilen akşam yemeklerinin de mutlulukla ilgisi büyük diye düşünüyorum akşam olunca.Saçma sapan kurumlara inancımı sağlıyor bir an.Bir an geliyor zaman kavramına olan inancım sarsılıyor.Yıl,ay,gün,saat...Ben ne hissedersem o.Telefonu evde bırakıp çıkmanın,telefonun aklına bile gelmemesinin huzuru yıllara değil günlere eşdeğer.O yüzden beş yıl dediğin bazen yalnızca beş gün.

Hiç yorum yok: