17 Temmuz 2012 Salı

Yeni bir yer açma isteğiyle doluyorum.Fazla mı şahsi,fazla mı günlük diye sorguluyorum.Sonra bana ait belki de en özel yer için bile bu sorguyu yaptığım için kızıyorum kendime.Belki öyle belki değil sorgulamıyorum.Günün belli saatlerinde dünyayı kurtarabilecek günü bedenimde hissederken belli saatlerinde şuradan hop diye kendimi aşağı mı salsam acaba diye düşünüyorum.Acizlik hissi canımı öyle çok sıkıyor ki dayanamıyorum.Şükretmeye inanıyorum.Sahip olduklarıma,sağlığıma,sevdiklerimin yanımda olmalarına iyi ki diyorum binlerce defa ama bir an geliyor ki tavan izlerken buluyorum kendimi.Sevmiyorum o halimi.İçimdeki sevgi kelebeğinin salaklığını seviyorum.O aman da aman çok mutluyum hallerini seviyorum.Sadece arkadaşsız hatta ablamsız burada olmak bazen sinirlerimi çok bozuyor.Durup dururken ağlamalar,yükselen sesim çok rahatsız ediyor beni.Ama bununla başa çıkacağım.Hava nasıl sımsıcak günlerden sonra serinledi,duruldu.Ben de sakinliğimle başa çıkmayı başaracağım.Bir boyama kitabı ve kuru kalemler almam gerekse bile bir çaresine bakacağım.21 yaşın başarısızlık hissini üzerimden söküp atmak için adım attığıma kendimi inandıracağım.Yaptığım yandalı,kredi başvurusu ile yapmak istediklerimi hatırlayacağım.Yarın ölürsem en azından çabaladım demek istiyorum.Durdum ve tavana baktım demek değil.

2 yorum:

Eylül Köksümer dedi ki...

oh okumak bile içimi ferahlattı. birilerinin tam olarak aynı hisleri taşıdığını bilmek iyi geliyor. aynı güvensizlik, başarısız olma korkusu, bir anlık yükselen heves ve sonrasında bir balon gibi sönüp, kendini ''tavana bakar halde'' bulmak... bu yazın konsepti bu olacak gibi yaprak, sıyrılmamız gerek bu halden. küçük adımlarla bile olsa.

yaprak dedi ki...

Gün silkinip kendine gelme günü.Bak havalar Eylül havası gibi oldu tam.Sonbahar iz kaming Eylül'üm.Çayım,balkonum,kendini sevdirmeyen kedim ve ben balkonda oturup bunu düşünüyoruz.Biraz olsun iyi geliyor.Sen de yap hadi.