27 Haziran 2012 Çarşamba

   Uzun zamandır yapmak istediğim bir şey vardı.İstediğim gibi olmaz,eksik kalır diye hep yazmaktan kaçındığım bir yazı.Ama bugün o yazıyı yazmaya karar verdim.Tam olarak istediğim gibi olmayacak,belki güzel bile olmayacak ama olsun.O an bu an olsa gerek.
  Bir kez bile görmemiş olduğumuz insanları seviyor olmamız hep garip geliyordu bana.Sonra düşününce somutluğun o kadar da önemli olmadığına karar verdim.Bilmiyorum yanımdaki çoğu insan gibi o da paniklerimden dem vuracaktı belki yakınımda olsaydı,ama sanıyorum o da benim paniklerime ya paniğiyle ya da sakinleştirici etkisiyle tepki verirdi yanımda olsaydı.Bu blog ne zamandır var ve Eylül'ü bana tam olarak ne zaman kazandırdı bilmiyorum.Buraya yazdığım şeyler sayesinde harika insanlar tanıdım zaten bu başka bir yazının konusu ama Eylül ile nasıl yıllardır tanışıyormuşuz hissine kapıldık ben hatırlamıyorum.Bir miladı da yoktu sanki.Kendimi her kötü hissedişimde Eylül'e böyle böyle oldu diye sığınmanın,şimdi burada çok güzel rüzgar esiyor çay bardağımı sana kaldırıyorum demenin huzurunu çok az şeyde buluyorum.Kuyruklulara olan düşkünlüğümüzden,ilişkideki beklentilerimize,hayalkırıklıklarımıza kadar buluştuğumuz ortak paydaların çokluğu çok mutlu ediyor beni.Burada sıkıldığımı,buradaki insanların bana iyi gelmediğini yanımda bulunmasa bile hissedebilmesi benim için o kadar değerli ve önemli ki.Hayatta değer verdiğimiz kişilerden asla aynı değeri alamadığımızı hissederiz nedense.Arkadaşlıklarda,ilişkilerde hep bir taraf diğerini daha çok sever,önemser.Ya da en azından benim için hep öyle oldu.Ama Eylül'le tam olarak aynı hisleri paylaştığımızı hissediyorum ve bu benim için gerçekten çok değerli.O yüzden onu tanımamı sağlayan burada bu yazı dursun istedim.His anlamında çok eksiği var belki ama dursun yine de.Onu tanıyan,onun dostluğunu,sevgisini kazanan herkesin kendisini çok şanslı hissettiğine eminim.Ben de o kendini şanslı hissedenlerden biri olarak bu cümleleri buraya konduruverdi.AY LAV YU EYLÜL.

2 yorum:

Eylül Köksümer dedi ki...

beni yine aniden, sebepsiz ve çok, çok mutlu ettin. blogspot'a her zaman minnettar olacağım seni hayatıma soktuğu için, canım yaprak. ve nasıl bir tesadüfse bu, yazını okurken çay içiyordum, seninle içiyor oldum yine. iyi ki varsın ve dostumsun.

yaprak dedi ki...

Seni çok seviyorum ben.