31 Ocak 2012 Salı

 Defterim rafımda bir yerlerde,uzanamıyorum.Zaten onu bile az kullanıyorum.Notlar kısmı doluyor telefonumun.Hava soğuk.Hava karlı.Uzun zamandır kar yağmıyor diyenler nasıl hasretle kurdularsa o cümleyi,yağdırdılar sonunda karı.Aralıksız yağıyor.Çatılar beyaz,yollar beyaz.Salonda bir tek ben varım.Bir  de kedi.Koltukta uyuyor o.Geri kalanlarsa yataklarında.Arkasına 16 kasım 1955 tarihi atılmış siyah beyaz bir düğün fotoğrafını kaldığım sayfaya koyup kitabımı kapattım.Bir liraya sahip olduğum servetim.Bazen nesnelerle anlamsız bağlar kurabiliyorum.Burnumu cama dayamış dışarıyı seyrediyorum.Yokuştan kaymak için getirilen siyah çöp poşeti sokağın ortasına bırakılmış.Bembeyaz sokağın ortasında simsiyah duruyor.Hayvanları düşünüyorum.Bir kedi ağlıyor.Sinirim bozuluyor.Camın ötesi karın romantizmini donduracak kadar soğuk.2 saate gün doğacak.Uyanmam en az 11 saat sonra olacak.Optimizm de pesimizm kadar kötü.Ve tüm realistler kalbimi kırıyor.

2 yorum:

Eylül Köksümer dedi ki...

''ve tüm realistler kalbimi kırıyor'' beni çok etkileyen bu sözün, bir gün, bir kağıt üzerinde sana geri dönecek, biraz şekil değiştirmiş olarak. unutma bunu olur mu :)

yaprak dedi ki...

Asla unutmam.Bekliyorum o günü :)