31 Ocak 2012 Salı

the book planet

the book planet by mw82™
the book planet, a photo by mw82™ on Flickr.

 Defterim rafımda bir yerlerde,uzanamıyorum.Zaten onu bile az kullanıyorum.Notlar kısmı doluyor telefonumun.Hava soğuk.Hava karlı.Uzun zamandır kar yağmıyor diyenler nasıl hasretle kurdularsa o cümleyi,yağdırdılar sonunda karı.Aralıksız yağıyor.Çatılar beyaz,yollar beyaz.Salonda bir tek ben varım.Bir  de kedi.Koltukta uyuyor o.Geri kalanlarsa yataklarında.Arkasına 16 kasım 1955 tarihi atılmış siyah beyaz bir düğün fotoğrafını kaldığım sayfaya koyup kitabımı kapattım.Bir liraya sahip olduğum servetim.Bazen nesnelerle anlamsız bağlar kurabiliyorum.Burnumu cama dayamış dışarıyı seyrediyorum.Yokuştan kaymak için getirilen siyah çöp poşeti sokağın ortasına bırakılmış.Bembeyaz sokağın ortasında simsiyah duruyor.Hayvanları düşünüyorum.Bir kedi ağlıyor.Sinirim bozuluyor.Camın ötesi karın romantizmini donduracak kadar soğuk.2 saate gün doğacak.Uyanmam en az 11 saat sonra olacak.Optimizm de pesimizm kadar kötü.Ve tüm realistler kalbimi kırıyor.

29 Ocak 2012 Pazar

Duyduğum en güzel şey belki de.Anlamadan hissetmek.

27 Ocak 2012 Cuma


Her kelimesini tek tek öptüm uyumadan önce.28 ocak 2012'nin şarkısı ol sen dedim.Çünkü en uygunuydu.
KAR YAĞIŞI

Yalnızlığın sesinden bir resim yaptım
Karanlık kalabalıklardan süzdüm ışığını.
Akşamüstleriyle boyadım vazgeçen ağzını
Parmaklarını uzattım gece suları gibi ıssız
Salkımsöğütlerden bir beden çizdim usul
Hiçbir rüzgârın duruşunu bozamadığı
Bütün yağmurları topladım yapraklarına.
Sonra tüm yolcuların silindiği bir ufuk
Örttüm kâkülleriyle alnının üşümesini.
Puhu kuşlarının avazını yerleştirdim



dudaklarına
Uzanıp uzanıp öptüm sonra acıyla.
Gözlerini kapalı çizdim görmesinler diye



kimseyi
Madem görmeyecekler bundan sonra beni.
Astım saçlarından odamın boşluğuna...

Uzun sustum, ey durmadan konuşanlar
Geçmedi üşümem
Ben bir aşkın kar yağışından geliyorum...

Şükrü Erbaş
Jenga gibi.Tam diziyorum,birden devriliyor.

26 Ocak 2012 Perşembe

Hava çok soğuk.Umarım sokakta yaşamak zorunda olan tüm canlar kendilerine sıcak bir yer bulabilmişlerdir.Bazen yalnızca bir cümle şikayetleri bastırmak için yeterli olabiliyor.Bu da böyle bir cümle.

25 Ocak 2012 Çarşamba

''Yitiren insanların yüzlerinde yaşamın çözülememiş gizlerinden biri oluşuyor; çünkü hızla değişip prizmanın öbür yüzünü görüyorlar.Kişinin kendi olma sınavının en zor basamakları.''



24 Ocak 2012 Salı

Uyuyakaldığım için Nar'ı izleyemedim.Ama izleyeceğim.

23 Ocak 2012 Pazartesi

  • Maddeli döndüm.Toparlanıyorum bunun kanıtı olsun dedim.
  • Zenne muhteşem bir film.Hıçkırta hıçkırta ağlattı beni.Yanımdaki kadın filmden çok bana üzüldü.Lütfen gidin ve izleyin.Ahmet'in sesine kulak verin.
  • Yarın da Nar'ı izlemeye gideceğim.Küçük salonlarda yer bulan güzel filmlerden olduğunu düşünüyorum.
  • Tek bütünlememe girdim,çıktım.Geçti.
  • Dali'ye gidilmedi.Gidilecek.
  • Amerika'ya kartım ulaşmış.Elin amerikalısına merhaba arkadaşım dedirttim.Gülüştük karşılıklı.Şimdi sırada Rusya var.
  • Bitmeyen iki film var.Onun tatlı heyecanı var yine bir yerlerde.
  • Kitaplar dizildi üst üste.Oyunlar da öyle.Para da dizilse üst üste çok güzel olacak.
  • Bol çikolata yiyin ve kahve için.
  • Benden.

21 Ocak 2012 Cumartesi

''Taşlar ve sopalar kemiklerini kırabilir ama kelimeler canını öyle bir yakar ki,şaşarsın.''

19 Ocak 2012 Perşembe


                         Canımı sıkan şeyler var.Ama süprizler gülümsetiyor.
Untitled by yaprak_ataman
Untitled, a photo by yaprak_ataman on Flickr.

Dışarı bakınca yeşillikler vardı.Yanmayan kalorifer peteğinin üzerinde kurabiye ve kahve...Şimdi kalorifer yanıyor.Dışarısının rengi kahverengi.Kuru dalların dibinde erimeyen karlar var.Bekliyorum.

16 Ocak 2012 Pazartesi

Böyle devam edecekse ben bu 2012'yi yaşamak istemiyorum.
Bu muhteşem çevirinin capsini almazsam olmazdı.

15 Ocak 2012 Pazar


Buralar eskiden böğürtlen tarlasıydı.

13 Ocak 2012 Cuma



Kafamı çevirince Nuri Amca'yı görüyorum.O bile gülümsetmiyor.

8 Ocak 2012 Pazar

"kırmızı bir yunusun
havada sıçraması olurdu senin
gülüşün ama gülmüyorsun.
beni boğmak mı istiyorsun?
benim zaten boğulduğumu
fark etmiyor musun?"
francoisrolandtruffaut:

Les Quatre Cents Coups - 1959

2 Ocak 2012 Pazartesi



Eylül,bilmeden her şeyi özetlemişiz bir şarkıyla dün.