3 Aralık 2011 Cumartesi

   Aynı şarkıyı binlerce defa dinleme yeteneğine sahibim.Sömürüyorum.Garip olan sıkılmamam.Daha sonrasında da dinleyecek sevgiyi içimde barındırmam.Tramvayda cam kenarı en sevdiğim.Giderken sağ,dönerken sol.Her defasında Nuri Amca'yı görüyorum.Bazı insanlar güzel diyorum.Hayvanseven bir insandan zarar gelmez diye geçiriyorum aklımdan.Omzuna oturttuğu kedisini bu defa koltuğuna oturtmuş adamı görüp gülümsüyorum.Bazen yollarda gülümsememi dizginleyemiyorum.İnsanlar yüzüme bakıp aptal olduğumu düşünüyorlar muhtemelen.Oysa ki otobüste kendisine akbilini veren gence yüksek sesle Allah senden razı olsun diyip sırtını sıvazlayan amcaya gülümsüyorum ben.Kimse neden salak salak gülümsediğimi anlamıyor.Oradan bakınca Pollyanna'ya mı benziyorum? Değilim aslında.Ama bir mutluluk oyunu var.Ve inanın oynaması o kadar da zor değil.Sevmediğim şeyler yok değil.Ama sağlıklı bir şekilde uyandığın bir haftasonunda iyi ki diyebilmek daha kolay.Güzel şarkılar var.Güzel filmler de...Ve içinde yazılı güzel cümleler olan harika kitaplar var.Onları yaratan güzel insanlar.Bulutsuz açık havalar...Kedi uyuyor.Su kaynıyor.Çevrilen sayfalar...Yenilenen şarkılar...Gülümseyince oluşan kıvrımlar da var.

Hiç yorum yok: