27 Kasım 2011 Pazar

24 Kasım 2011-Tramvay


Sınava gidiyorsun.Hava güzel.Bir adamın omzuna bir kedinin oturduğunu görüyorsun.Kedi,daldaki kuşu izliyor.Sanki birazdan bir fabl doğacak.


25 Kasım 2011-Otobüs


110'dayım.Soldan cam kenarında.Trafik var.Elimde de kitap.Midem boş.Karnım aç.Hafif midem bulanıyor.Zor yazıyorum.Çok çişim var.Tanrı bazen bizi çişimizi tutmakla sınıyor olmalı.Yaklaşık iki saat sonra oyun var.Ama benim hala çişim var ve karnım da aç.Elimdeki poşette-kitabı çantaya koydum-hardal rengi bir kazak var.Hardal.Karnım çok aç.


27 Kasım 2011-Ev 02.11


Yatağımda üşümüş,ayaklarımı kendime çekmiş,yazılmış en güzel kitaplardan birini okuyorum.Odamın kapısı açık.İçeri geçip,yatağıma çıkıyor.Yavaş yavaş yaklaşıyor.Pek sık yaptığı bir şey değil bu şaşırıyorum.Yorganımı kaldırıyorum.Yavaş yavaş ilerleyip ayağıma oturuyor.Saatlerdir üşüyen ayaklarım bir iki saniyede ısınıveriyor.Yorganı kaldırdığımda kocaman olmuş simsiyah gözleriyle karşılaşıyorum.Bıyıkları çıplak ayaklarıma değiyor.Hayatımın en mutlu anlarından biri şu an.


27 Kasım 2011 13.05


''Hangimiz yaşamadık,savruluşların sonunda bir yerde bizi bekleyen ismimize düzenlenmiş kimlik arayışını? ''

2 yorum:

Eylül Köksümer dedi ki...

yaprak.. suratımda o kadar büyük bir gülümseme var ki şuan.

sanki senden gizli odana girmişim, masanın üstünde her gün çantanda taşıdığın ufak, sararmış defteri bulmuşum. kendimi tutamayıp karıştırmışım ve bunları okumuşum..

27 kasım'ı okurken hele, kendi kedim kucağıma gelmeyi bana lütfetmiş kadar mutlu oldum.

canım yaprak..

yaprak dedi ki...

Buraya yalnızca senin yaptığın-yapacağın yorumları okumak için bile bir şeyler yazabilirim.İyi ki varsın Eylül.