30 Kasım 2011 Çarşamba

  • Güneşli sonbahar günlerinde dünyayı kurtarabilirim bence.Kuduz aşısı olduğumdan beri sadece Nuri  Amca'nın köpeklerini sevebilmiştim.Bu sabah iki tane çirkinin kafasını okşayarak hem kendimi hem onları ödüllendirdim-Tramvay
  • Yine otobüsteyim.Defterimi evde unutmuşum,telefona yazıyorum.Çantamda fotoğrafların olduğu cd var.Çok heyecanlıyım.Bir de cuma günü sunum yapacağım.Tiyatro eleştirisi dersinde tek başıma kürsüye çıkıp liberal feminizmi anlatacağım.Bunu ben istedim.Gerginliğimi üzerimden atmak için kendime yeni bir şey aldım.Bir de posta kartı.Amerika'ya hiç tanımadığım bir kıza gönderilecek bir adet kart.Hayatım bazen mavi montum bazen de kahverengi montum gibi.Arkamda oturan kızın babası annesini dövüyormuş.Kız ''Keşke ölse.Ama daha genç.Hastalanıp ölse keşke.'' dedi.Kim bilir kaç farklı hayat var bu otobüste? -Otobüs

sonbahar

Untitled by yaprak_ataman
Untitled, a photo by yaprak_ataman on Flickr.

Geldi.

İki makara fotoğraf var.Sosyal paylaşımlara dağıtıyorum.

28 Kasım 2011 Pazartesi

27 Kasım 2011 Pazar

24 Kasım 2011-Tramvay


Sınava gidiyorsun.Hava güzel.Bir adamın omzuna bir kedinin oturduğunu görüyorsun.Kedi,daldaki kuşu izliyor.Sanki birazdan bir fabl doğacak.


25 Kasım 2011-Otobüs


110'dayım.Soldan cam kenarında.Trafik var.Elimde de kitap.Midem boş.Karnım aç.Hafif midem bulanıyor.Zor yazıyorum.Çok çişim var.Tanrı bazen bizi çişimizi tutmakla sınıyor olmalı.Yaklaşık iki saat sonra oyun var.Ama benim hala çişim var ve karnım da aç.Elimdeki poşette-kitabı çantaya koydum-hardal rengi bir kazak var.Hardal.Karnım çok aç.


27 Kasım 2011-Ev 02.11


Yatağımda üşümüş,ayaklarımı kendime çekmiş,yazılmış en güzel kitaplardan birini okuyorum.Odamın kapısı açık.İçeri geçip,yatağıma çıkıyor.Yavaş yavaş yaklaşıyor.Pek sık yaptığı bir şey değil bu şaşırıyorum.Yorganımı kaldırıyorum.Yavaş yavaş ilerleyip ayağıma oturuyor.Saatlerdir üşüyen ayaklarım bir iki saniyede ısınıveriyor.Yorganı kaldırdığımda kocaman olmuş simsiyah gözleriyle karşılaşıyorum.Bıyıkları çıplak ayaklarıma değiyor.Hayatımın en mutlu anlarından biri şu an.


27 Kasım 2011 13.05


''Hangimiz yaşamadık,savruluşların sonunda bir yerde bizi bekleyen ismimize düzenlenmiş kimlik arayışını? ''

23 Kasım 2011 Çarşamba

sylvia
Ayrı bir evim olsun istiyorum.Şu sıralar tek istediğim bu.Tek ihtiyacım olan bu.Biraz yalnız kalmak istiyorum.Ama kendimle değil.

16 Kasım 2011 Çarşamba

 951.kaydımmış bu benim.Adresimi değiştirmemle birlikte daha düzgün şeyler yazacağımı düşünenlere buradan el sallıyorum.Günlerim bir o sınava girmekle bir bu sınava girmekle geçiyor.Bugün ilk tiyatro eleştirimi yazmış bulunuyorum arkadaşlar.Çok yapısalcı bir bakışla yazamadığım için alacağım nottan pek umutlu değilim.Fekat mavi gözlü hocama yandal öğrencisi olduğumu belirttiğim için kendisinin kağıdımı anlayışla karşılayacağını umuyorum.(!). Şu sıralar şekerim hep düşük.Biliyorsunuz bu bahanelerle pastahane yolları aşındırıyorum.Ama kendimi tuttum.Dedim ''Yaprak yapma.Sonra arkası kesilmiyor.İçine sığamadığın pantolonlarla bakışma yeniden.'' ve direk eve geldim.Ayrıca bugün okulda çiğköfte satıldı.Prensip sahibi bir çiğköftesever olarak Çiğköftem'e ihanet etmedim.Ama onda da bir aklım kaldı.
 Aklımda kalan bir diğer şey de okuyamadığım kitaplar.Sınavlardı,okul yoğunluğuydu derken aylardır elimdeki kitabı bitiremedim.Bu arada Dorian Gray'in Portresi yıllarca sansürlü şekilde yayınlanmış.Yeni basımlar sansürsüz olacakmış.Benim okuduğum da sansürlü mü çok merak ediyorum.Eskiden burada hep kitaptı,filmdi tanıtıyordum.Sonra nedense bundan rahatsız oldum.Ama sonra gittiğim oyunlara sıcağı sıcağına yazdığım eleştirilerin benim açımdan da iyi olacağına karar verdim.Yakınlarda gideceğim oyunu anlatmaya çalışacağım.Sırf kendim için yani.Böyle işte.197 kişiden biri isen umarım güzel bir gün geçirmişsindir sevgili izleyici/okuyucu.Buradan hep birilerine seslenme ihtiyacı duyuyormuşum gibi oluyor.Ne bileyim.Neyse,sonuçta kendi ismini görünce canı yaprak sarma isteyen bir insanım ben.Çok ciddiye almayın beni yani.
Hanımlar beyler! Adresin ismini değiştirmiş bulunmaktayım.Haberiniz ola.

14 Kasım 2011 Pazartesi

Untitled by yaprak_ataman
 a photo by yaprak_ataman on Flickr.

''Derin bir soluk almak gerekiyor. Okumadığım kitaplar bekliyor beni. Yeni işler, yeni düşünceler, yeni sözcükler...'' Memet Baydur
  • Yanan masa lambaları.Fosforlu kalemler.Mide bulantıları.Asık suratlar.Soğuk eller.
  • Madde madde yazmayalı ne çok oldu.Hiç içimden gelmiyor.Sevimsizleşiyorum bence ben.
  • Tüyap'a gitmedim mesela.İstemedim.Zaten param da yok.
  • Sınav dönemlerimde çok huysuz oluyorum.
  • Bugün yeni yıkanmış çantama bulaşmak suretiyle üzerime kuş sıçtı.
  • Ayrıca kışın yıkanmak çok zor geliyor.
  • Neyse.

9 Kasım 2011 Çarşamba

8 Kasım 2011 Salı

''...Seni sevince her şiiri
  Kahverengi bir çaydanlıkta saklıyorum.''
                                                   Didem MADAK

Şimdi Hayaller:

Çünkü.

7 Kasım 2011 Pazartesi

7 kasım ikibinonbir.Hayatımdaki en garip gündün sanırım.Eve dönerken gülümsüyor olmamın nedeni,içinde uzun zamandır alınmak istenen kitabın ve defterin olduğu poşet değildi.Devrik cümleleri boşver.Yine çay var.

5 Kasım 2011 Cumartesi

Yazısız olarak paylaştığım bu resmi şimdi yeniden,bu defa bir iki cümleyle paylaşıyorum.Adı kurban olan bir şey benim için pek de bayram değil açıkçası.En azından şeker bayramında yüzlerce Ece çikolatası yiyorum.Adıyla uyumlu oluyor.Kurban bayramlarını sevmiyorum.Her neyse.''Bayram'' sonrasında on beş tane sınavım var.15.Biraz kulağıma garip geliyor açıkçası.Okumam gereken binlerce şey var.Ben işe en sevdiğim şey olan notları temize çekmekle başladım.Çay var.Çok güzel müziklerim var.Öyle işte.Bu da çalanlardan bak :BU

3 Kasım 2011 Perşembe

Bayıldım.Anında duvar kağıdım yaptım.

1 Kasım 2011 Salı

Mini




Yani elbette ilk makaramdan harikalar beklemiyordum.Annemin usulca beğenmedim demesine de sessizliğimle cevap verdim.Ne var ya öğreniyoruz.Alllaa alllaaa