18 Ekim 2011 Salı

 Yine bir -mem gerek akşamı.Dün Midnight in Paris'i izledik ve bayıldık.Yine izlenilmeyi bekleyen bir sürü film var.Sıra gelir mi bilmiyorum.Öss maratonuma geri dönmüş gibiyim.Koşturuyorum.Hep bir şeylere yetişmeye çalışıyorum sanki.Yetişememekten korkmam da cabası.Üç adet oyun var mesela yarına okumam gereken.Üç adet Melih Cevdet Anday oyunu.Bir de Platon'un Kritias'ı var okumam gereken.Bir de kitabımın son seksen sayfası.''He he benim kitabım az önce bitti ki.'' diyerek benimle eğlenen bir adam var bir de.Neyse iyi ki var.Gidip günün üçüncü kahvesini içerek ellerimi ısıtacağım.Çünkü ellerim ancak böyle ısınıyor.O yokken.Bu kırılganlıklar,bu duygusallıklar hep havadan,hep.

4 yorum:

wendy dedi ki...

En azından sevdiğin şeyi yapıyorsun be güzelim. Kimya manyağıyken zorla coğrafya dersi görmek gibi değil bu. Zor ama güzel içten içe.

Larien Beyinütüleyen dedi ki...

ben ödevlere koştuğum sen kitaplara koştuğun için bir türlü denk getirip görüşemeyişimizi şuraya yatırıp öldüreceğim. elimde kahvemle okudum. öperim. AYRICA ALTTAKİ FOTOĞRAF DAHA TATLI OLABİLİR MİYDİ LAN?

yaprak dedi ki...

O kimyalar,coğrafyalar da hep sonradan sevdiğin işi yapabil diye işte hep.Sen ikisini de yapabilen şahane bir insansın,hiç takılma bunlara.Yaprak,hayatım çok güzel gidiyor diye bir cümle kuracaksın bana biliyorum.

ZEYNEP.OF.Sorma.Caddebostan sahilinde kar topu oynamak için buluşacağız artık bu gidişle.Bir de o fotoğraftaki kız çocuğu ben değilim.Çene hala sivri o ayrı.

la luna bir yer dedi ki...

Benim de en son izlediğim filmdi, sevdim.