8 Temmuz 2011 Cuma

ÇARMIHA GERİLİŞ’TEN AYRINTI

Annemi özledim. Özlemi anlıyorum. Anlıyorum. Zenit bana ne söylediydi, hatırlanamıyor. Kurumlar ve kuramlar beni anneme üzüyor. Bende şiir yazabilme kaabiliyeti varmış, öyle söylüyorlar. Ne dediğimi bilmemek istiyorum. Boş başıma dolaşmak istiyorum. Sosyalleşmek istememek gibi bir hak tanınmak istendiriliyorduğum. Sahipsizim. Sonra sokakta dolaşırken her şeyi rasyonalize etmek durumunda kalıyorum. Bazı kediler rasyonalize olmak istemiyorlar. Annem rasyonel ne demek, ağlamıyor. Kendimi bana bırakmak istiyorum. Annemi özlediğim için kızlardan uzak duruyorum. Kızlar bana yaklaşmakta zorluk çekiyorlar. Köfteci de öyle. O da bana yaklaşmakta zorluk çekiyor. Canım akşamları daha çok sıkılıyor. Annem daha çok. Akşamları hava siyah oluyor. Havaya bakıyorum. Hava bana bakıyor. Bana salık verilecek sevgiliyi doğrudan reddetmek durumundayım. Kızlar bana önem vermemek konusunda tutarlılar. Köfteci de öyle. O da bana önem vermemek konusunda tutarlı. Annemi özleyince, annem yok ya hani, böylece Hayati’ye bakıp, Hayati’ye bakıyorum işte. Yani şey oluyor. Hayati benim hayatımda etkili bir yere sahipmiş ben de hani Hayati’ye bakıyorum ya, hah, işte Hayati’nin yani şey. Sonra dışarı bakınca bir küçük irrasyonel kedi görüyorum. Kedi bana aç aç bakıyor. Ben ona artık annemi özlediğim için konuşmak istemediğimi ancak rasyonel anne kedisiyle gidip korkunca istemediğim kitaplar okuyup anlamadığım annelere saygı duyuyorum. Ataya saygı hamurumun içinde varmış. Benim hamurum orda. Annem beni sevip özler. Ben de böylece peşinden gidemem. Sonra annemi de rasyo.. Neyse..
Ah Muhsin Ünlü

Hiç yorum yok: