14 Mayıs 2011 Cumartesi

 Yaz gelmişti.Bahar değil yaz.Çünkü sürekli gittikleri kafe artık o enfes limonatasını yeniden yapmaya başlamıştı.Sarı yeşil bir bardak,içinde sarı limonata ve içinde yeşil nane.Sıcak çikolatalı ıslak kek.Tarçınlı havuçlu kek.Fotoğraf karesi.El.Kek.Tavla oynadılar.Kızın şanslı günüydü bugün.Attığı zarlar yüzünü güldürdü.Garip olan her iki taraf da eğlendi.Yenen de,yenilen de...Kız yendi.Üst üste.Bir oyun aldı.İki de mars.Güldüler.Hesap ödendi.Yokuşlardan inildi.Hiç girilmedik sokaklar nefes nefese bıraktı.İstanbul'da yokuş inmek de zordu çıkmak kadar.Kabataş yolunda kızın amcasını gördüler.Köpekli amcasını.Her bir köpeği ayrı ayrı sevdiler.Amca kızı tanıdı.Ablaların ablası dedi.Kız gülümsedi.Kardeşi olmayan bir abla.Gömleklerin ucu köpeğin bakışlarıyla aynı kareye sığdı.Yürüdüler.Polen rüzgarı.Güvercinler aynı kase içinde banyo yapıyor.''İddia oynayalım hadi bugün şanslıyım.'' ''İki liraya otuz lira veriyor.Yemek yer,kitap alırız.'' Gülümsemeler.Tramvayda oturdum mesajı.Bir de gömlek kenarları...

Hiç yorum yok: