20 Mayıs 2011 Cuma

Bir Memur.Bir Film.

 Gişe Memuru Tolga Karaçelik tarafından yazılıp yönetilen bir film.Filmin konusu,filmin sitesinde ise şöyle ifade edilmiş:
''Türkiye’de henüz örneği yapılmamış, kendi türünü yaratan “Gişe Memuru”, fantastik psikolojik kara komedi olarak gişede memurluk yapan Kenan’ın hayal ile gerçek arasındaki dünyasını anlatıyor.
Kenan, sessiz, insanlarla konuşmaktan çok kendi hayal dünyasına dalmayı seçen, bazen de buna engel olamayan, babasıyla oturan 35 yaşında bir gişe memurudur. Tavşancık gişeler bölgesinde görev yapan Kenan, diğer gişe memurlarından çok daha fazla araba geçirmesiyle ve de işini yaparken bazen kendi kendine konuşmasıyla ünlüdür.
Kenan’ın çocukken annesini kaybetmesinin ardından babasıyla olan ilişkisi gittikçe çözülür ve gerilir. Zaten otomatikleştiği gişesinde, hayal ve gerçek arasındaki çizgi daha da belirsizleşmeye başlar.
Kenan’ın üç kutudan oluşan ev, servis ve gişe arasında sıkışıp kalmış monoton hayatı, yeni atandığı gişelerde değişecektir.
BKM Film'in sunduğu bir Mantar Film yapımı olan “Gişe Memuru” filmi, bir otomatikleşmeyi anlatırken, bu otomatikleşme filmin dışında da, günümüzde, nakit gişelerinin kaldırılarak gişe memurlarının yerlerini tamamen OGS ve KGS’lere bırakmasıyla gerçek oluyor.'' 
   Filmin başrol oyuncusu Serkan Ercan'ın Altın portakal'da en iyi erkek oyuncu ödülünü gerçekten hak edecek cinsten bir performans sergilediğini düşünüyorum.Ancak film bende bir kitap uyarlaması izlenimi bıraktı.Hani kitabı okumuşsunuzdur,olayların akışını bilirsiniz ve filmin anlatıcısı siz zaten olayları genel olarak biliyormuşsunuz ve bunların hepsini filme aktaramayacağının bilincindedir ya öyle...Bir eksiklik vardı bence filmde.Kenan karakterinin o buhranlı hallerinin seyirciye çok fazla başarıyla aktarılabildiğini düşünmüyorum.Evet bir rahatsızlık hissi var.Psikolojik bir gerilim katılmak istenmiş.Ama ben nedense o gerginliği,''kara'' komediyi algılayamadım.Kahkaha atan insanlar vardı salonda.Kara komedinin kara kısmı salondaki diğer insanlar üzerinde etkili olamadı bence.Toplumsal anlamda robotlaştırılmış insanlara dair yorum yapmaya müsait bir film olabilir Gişe Memuru,ama bence-en azından benim açımdan-bir şeyler eksik kalmış.Yİne de ''ilk'' film olma açısından oldukça başarılı.Görüntüler şahane.Kadro sağlam.Serkan Ercan çok başarılı.Ama yine de eksik sanki.Gidin görün izleyin orası ayrı.Yine her zamanki gibi küçük salonlardan birinde bulabilirsiniz bu edebiyattan(Yabancı,Aylak Adam,Dönüşüm) izler taşıyan filmi...

5 yorum:

la luna bir yer dedi ki...

merhaba yaprak,

gişe memuru'nu merak ediyorum ben de.yekta kopan bahsetmiş kendisinden:

http://filucusu.blogspot.com/2011/05/kopruden-once-son-cks.html

kosmos hakkındaki fikirlerini de beklerim tez vakitte.

sağlıkla,

yaprak dedi ki...

Sevgili la luna bir yer,Yekta Kopan'ın yorumunu okuduktan sonra izledim ben.Sanırım bu nedenle fazla bir beklentiyle gittim.Belki de o yüzden birazcık hayal kırıklığına uğradım.Kosmos filmine gelince o filmi yorumlayabilmek için yeterli donanıma sahip değilim diye düşünüyorum.Ama yine de yazacağım bir şeyler.Sevgiler :)

la luna bir yer dedi ki...

İşin içine edebiyat umudu karışınca öyle oluyor sanırım.Hayal kırıklığı özenilen tüm filmlere çöküyor.Tolga Karaçelik'in bakış açısını da merak ediyorum açıkçası.

Kosmos'a gelince, Sermet Yeşil -sadece senaryoyu ezberledim, filmi de altı kez izledim,pek bir şey anlamadım- diyor mesela :)

sevgiyle,

julia dedi ki...

izlemedim ama Bartu'yla paylaşmıştı ödülünü.sadece bunu biliyorum.Bartu'nun oyunculuğunu beğenmişti,şimdi serkan Ercan'ın oyunculuğunu merak ediyorum.Yazın izleyebileceğim en erken.

yaprak dedi ki...

La luna bir yer,kendisi muhteşem oynamasının dışında pek şahane bir yorumda da bulunmuş :)
Julia,Serkan Ercan'ın oyunculuğunu beğeneceğini düşünüyorum.Filmi de izledikten sonra unutmayalım konuşalım :)