29 Mart 2011 Salı


Bu fotoğrafı çok seviyorum.Havanın rengini...Sol üstteki kuş sürüsünü...Yolculuk hissini..Bahar serinliğini...
 İki dersin arasında dört saat vardı.İlk derse girdim.İkincisine de girmeyi düşünüyordum.Yanıma fotoğraf makinesini bile almıştım.Çemberlitaş'a gittim.Makinemi çıkardım çantamdan.Tam fotoğraf çekiyordum eksukiz mi diye biri yaklaştı yanıma.O eski bir fotoğraf makinesi mi nereden aldın gibi sorular sormaya başladı bana.Sonra yanına da bir adam geldi ve ver ar yu furom dedi.Ama amca resmen Türk.Belli yani.Türküm ben dedim.Aaa Türkmüş dedi.Turiste mi benziyorum dedim.Bilmem piercingin var ya ne bileyim dedi.Sonra ayaküstü benimle muhabbet etmeye çalıştı.İngilizcen nasıl yazları gel benim halıcıda çalış pratik yaparsın dediğinde iyi günler diyerek koşarak ayrıldım yanından.Saat zar zor iki olmuştu.Tüm bayilere Altyazı'nın nisan ayı geldi mi diye sordum.Gelmemişti.Okula gittim.Biraz oturdum ve dayanamayıp eve döndüm.Kabalcı'ya gittim.Orada bir tane fotoğraf çektim-nasıl da işsizim-.Sonra Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku'yu sordum var mı diye.Yoktu.Uzun zamandır almayı düşünüyordum.Parpali de okuyormuş.Görünce kıskandım :) Çift taraflı bant aldım.Eve geldim.Dolabın üzerindeki posteri kaldırdım.Yerine fotoğraflarımı tek tek astım.Güzel oldu.Şimdi de oturuyorum.Bahar demek benim için ice tea limon demek.Ben de bol bol limonlu ıce tea içiyorum.Bu gereksiz bilgiyi de verdiğime göre gidip tembellik yapabilirim.

28 Mart 2011 Pazartesi

http://www.filimadami.com/Bastet/ Film var dediler.Gittim hesap açtım.

BULUŞMA YERİ

 Buluşma Yeri Duşan Kovaçeviç'in bir eseri.Daha önce İntiharın Genel Provası ve Profesyonel'i izleyip beğenmiş biri olarak;şehir tiyatrolarının bu yeni oyununu merak etmekteydim.İntiharın Genel Provası oyununun da yönetmenliğini yapmış olan M.Nurullah Tuncer bu oyunun da yine yönetmeniydi.Ve yine İntiharın Genel Provasında da rol almış olan Bennu Yıldırımlar ve Bora Seçkin de oyunda oynamaktalar.
 Oyun çok keyifli başlıyor.Seyirciler yerine oturmaktalarken içeriye bir orkestra giriyor.Çaldıkları Balkan müziğiyle tüm seyircileri eğlendiren orkestranın da sahnede yerini almasıyla oyun başlıyor.Diğer Kovaçeviç oyunlarında olduğu gibi bu oyunda da diyaloglar daha ön planda.Kırgınlıkların,kızgınlıkların,hayatın,savaşların,hırsların sorgulandığı bir oyun Buluşma Yeri.Arkamızda bıraktıklarımız bizi ölümsüz kılmaz mı aslında? Düşündüren,sorgulatan bir metni var oyunun.İkinci perdesini ilk perdesinden daha hareketli bulduğum,ön koltuklardan izlemenizi tavsiye ettiğim ama illaki izlemenizi tavsiye ettiğim oyunlardan biri Buluşma Yeri.

             ''Her şey aynı ülkemde.Her şey aynı.Sadece ben yokum artık.''ı memlekette



26 Mart 2011 Cumartesi

  • Birdy oyununa bayıldım.Gidin görün izleyin derim.En kısa zamanda hem Buluşma Yeri'ni hem de Birdy'i anlatacağımı umuyorum.Haftaya da İstanbul Efendisi'ne yeniden ama bu sefer annemle gideceğim.Mart ayı tiyatroyla dolu bir ay oldu.
  • Cuma günü Atlıkarınca filmi gösterime giriyor.Çok heyecanlıyım.Altın portakaldan beri beklediğim tek film o sanırım.Sabırsızlanıyorum.
  • Her hafta bir kitap alayım diyorum.Sonra bir bakıyorum param kalmamış.Ühü.
  • Fotoğraf makinemi yanıma almadığımda ah ulan keşke alsaydım diyorum.Alınca da çekecek fırsat bulamıyorum.Hazin son.
  • Ben artık diyetleneyim diyip içimden de diyet ettim Allah rızası için.. diye devam ettiğimi sizden saklayacak değilim.
  • Yeterince saçmaladım.Artık gidebilirim.

25 Mart 2011 Cuma

  • Ben saçlarımı küt kestirdim biliyor musunuz ? :)
  • Hakan Bıçakçı'nın Karanlık Oda kitabını çok sevdim ben.Okumanızı tavsiye ederim.
  • Yarın fotoğraf makinemi yanıma alacağım artık.Uzun bir zamandır fotoğraf çekmiyordum.
  • Bir de yarın Birdy oyununa gideceğiz.Bunu zaten söylemiştim.
  • Allah'ım havalar güzelleşti ya ben yine Heidi oldum.Hade bakalım.
  • Blog bir açılıyor bir açılmıyor.Nasıl bir saçmalıktır bu anlamadım.
  • Fahrenheit 451 filmini izlemeyi düşünüyorum.Bence tam zamanı.Basılmamış olan bir kitabın başına gelenler düşünülecek olursa...
  • Madde madde saçmaladım yine.Öperim !

22 Mart 2011 Salı

Evden giremediğim bloga okuldan girebilmem de pek şahane doğrusu.Eve gittiğimde Buluşma Yeri'ni anlatacağım.Tabi girebilirsem bloga.Öperim :)

21 Mart 2011 Pazartesi

  • Bazen kendimi çok yalnız hissediyorum.O anlarda çantamdan kitabımı çıkartıp okumaya başlıyorum.Geçiyor.
  • Dün Buluşma Yeri oyununa annemle gittik.Uzun zamandır vakit geçirememiştik.Güzel oldu.İstanbul Efendisi'ne de götür beni dedi.Ben de gittim bugün bilet aldım üç nisan pazar gününe.
  • İstanbul Film Festivali'nde en çok Torino Atı filmine gitmek istiyordum.Elisa K'nin ise diğer çoğu film gibi saati uymadığı için hüzünlüydüm.Bugün gittim.Biletin kalmadığını öğrendim.Üzüldüm.Ama yapabileceğim bir şey yok.
  • Ben de o zaman tiyatro bileti alayım deyip,cumartesi gününe Birdy oyununa bilet aldım.
  • Okulumdan her geçen daha çok soğuyorum.
  • Yaşlı hissediyorum ve daha yirmi yaşındayım.Bu ülkedeki gençlerle aynı kaderi paylaşıyorum sanırım.
  • Japonya'da deprem,nükleer sorunları,Libya ve Nato savaşı.Bizim ülkemizin gündeminin ne olduğunu ise hepiniz biliyorsunuz değil mi ?
  • Havalar soğuduğunda ben en çok sokaklarda köşelerde uyumaya çalışan kedi ve köpeklere üzülüyorum.Sırf onlar için havalar hemen ısınsın istiyorum.
  • Ara ara geleyim ben yine.
Benim buraya bir şeyler yazmak istememi napcez ? Üzülüyorum da bir yandan...

19 Mart 2011 Cumartesi

Her şeye torrent kafasıyla yaklaşıyorum.Festivalde bilet bulamazsam indiririm n'apayım.Sınırsız internet diye bir şey var yani.

18 Mart 2011 Cuma

Bu cümleyi söyleyeceğim hiç aklıma gelmezdi ama dönüşüm(üz) muhteşem oldu :) Sizi çok özledim.Yazılarınızı doya doya okumayı çok özledim.:)

10 Mart 2011 Perşembe

Biliyor musunuz sizi çok özledim ?

5 Mart 2011 Cumartesi

imza verdinmi.

Neye imza verdim mi? Ayrıca mı'ları mi'leri birleşik yazan anonim merhaba yeniden.

Her türlü soru itinayla cevaplanır.

4 Mart 2011 Cuma

Aşk


Sevgilim sabahın erkenini seviyor,
ben geceyi ve esmerliğini onun,
o dorukları seviyor, korkuyor bundan
ben rüzgarla buluşan tepeyi, tuhaflığı,
ona bir yeşil gülümsüyor,
ben, hayatı delice sevdiysem nasıl,
diyorum, seni de öyle.
O kendi boşluğunda oyalanan günlerde
canı sıkılan bir çocuk gibi uyuyor,
ben göğe bakıyorum geceden,
kendi çukurunu bulmuş deniz gibiyim
diyorum, yanında,
o sabahları eğilip öpüyor denizi.
Çıplağın çıplağımda, rüzgarın dağımda olsun,
esmerliğin gecemde, öyle kal.
“Bulutlara bak, gidiyorlar, hızla” diyorsun,
yağmur bir yalıyor yüzümü,
bir duruyor. Sabahları eğilip yüzüme
öpüşün geçiyor bir, bir duruyor aklım.
Su ve rüzgar, dağ ve doruk, sonsuz hepsi,
oysa camdaki sardunya gibi üşür
bana biçtiğin ömür, ölüm geliyor aklıma bir
bir, çıplağın çıplağımda.
Rüzgarın dağımda olsun esmerliğin gecemde
öyle kal, sana sonsuz sarıldığımda.
Birhan Keskin
Canım hiç bir şey yapmak istemiyor.Keyifsizim.

3 Mart 2011 Perşembe

Artık buraya yazı yazmak içimden gelmiyor.

1 Mart 2011 Salı

  • Ben bugün uzun süredir görmediğim bir arkadaşımla buluştum.
  • Ve ondan şahane bir hediye aldım.
  • Ben bugün iki güzel kitap aldım kendime.Hediye.
  • Ben bugün bu beş cümleyi buraya yazarak aslında 'önemli' bir şey yaptım.

Yazılacak Çok Şey Var.Hala.

‎''Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir.'' yazısının gözlerimi dolduracağını hiç düşünmemiştim.Çok üzgünüm.Böyle bir ülkede yaşıyor olmaktan da bu olaydan da...Çözümün dns ayarları olması ne kadar komik,acı...Bir anlamı yok burada olmanın artık sanki.Eskisi gibi aktif olmayacak belki de kimse.Belki yorum yazmayacağız artık birbirimize.Belki de bir yasağı çiğniyor olmaktan dolayı hissettiğimiz rahatsızlık paylaşımlarımıza mani olacak.Yasaklar ülkesine hoşgeldiniz...