23 Şubat 2011 Çarşamba

Dokuz Öykü

Dokuz Öykü,Salinger'in içinde dokuz tane öyküsü bulunan öykü kitabı.Giriş cümlemin saçmalığını boşverip yazmaya devam ediyorum.Kitapla ilgili olarak söyleyebileceğim ilk şey çevirisinden hiç ama hiç hoşlanmadığım olacak.Coşkun Yerli çevirisini yapmış.Ama içinde  vallahi,kaynana,Allahaısmarladık,Allah aşkına gibi kelimeler geçiyordu.Salinger ve kaynana ne bileyim.Kitaptaki öyküler şöyle:

  • Muz Balığı İçin Mükemmel Bir Gün
  • Sarsak Dayı Connecticut'ta
  • Eskimolarla Savaştan Hemen Önce
  • Gülen Adam
  • Teknede
  • Esme İçin-Sevgi ve Sefaletle
  • Yeşil Gözlüm,Al Dudaklım
  • De Daumier-Smith'in Mavi Dönemi
  • Teddy
Ben en çok ilk hikayeyi sevdim.Öyküdeki Seymour Glass karakteri Salinger'in diğer öykü kitaplarında da ki bunlar Franny ve Zoey ile Yükseltin Tavan Krişini,Ustalar-Seymour:Bir Giriş kitapları.Hikayeler birbirinden öyle farklı ki sanki dokuz farklı yazarın öyküsü bir kitapta toplanmış izlenimi uyandırdı bende.Öykülerin ucu açık.Yani belirli bir sonu yok neredeyse çoğunun.Siz istediğiniz sonucu çıkarmakta özgürsünüz.Farklı yorumlamakta da..Esme İçin-Sevgi ve Sefaletle hikayesini diğerlerine göre daha duygusal buldum.Eskimolarla Savaştan Hemen Önce kitabın en basit ve gülümseten öyküsüydü bana göre.Gülen Adam'da Salinger'in yaratıcılığına hayran kaldım.Yeşil Gözlüm,Al Dudaklım'da bir nasıl yani cümlesi kurdum.Teknede hikayesini de sevdim.De Daumier-Smith'in Mavi Dönemi'ni okurken ise gerçekten sıkıldım,sevemedim.Teddy hikayesi ise Salinger'in Zen-Budizm öğretisine inandığını kanıtlayan cinsten enterasan bir öyküydü.On iki sayfalık öyküleri anlatırsam okumak isteyen insanlara saygısızlık etmiş olurum.Spoilersız bu kadar oluyor :) Bunu sırf Larien için yazdım bir de.

2 yorum:

Seeing the White One dedi ki...

Çevirinin genelini görmek lazım tabii,ama "vallahi,kaynana,Allahaısmarladık,Allah aşkına" kelimelerini kullanmış olmak bir çeviriyi "kötü" yapmaya yetmez diye düşünüyorum.

yaprak dedi ki...

Kisiden kisiye değişir elbette.Okurken beni rahatsız ettigi için kötü diye nitelendirdim.