28 Ocak 2011 Cuma

İyi hissediyorum.Mantık dersinin 10 Şubattaki bütünlemesine kendimi tamamen hazırlamışken ba ile geçtiğimi öğrenerek uyandım.Çok uykum var diye mızıklandığım için sevgiliyle buluşamadık.Kızdı biraz bana.Oha mantıktan geçmişim evde duramam ben diyerek onsuz tek başıma kendimi yollara atmama da kızdı birazcık ama aldım sanırım gönlünü.Ben de makinemi aldım çıktım dışarı.İki gün sonra yağmurlar yine başlayacak madem,ben de bulduğum güneşin değerini bileyim dedim.Taksim'e gittim.Aklıma hiç bir yer gelmedi alternatif olarak.İstiklal'de bir iki poz çektim,sonra Aslıhan'a gittim.Sıtkı amca ile sohbet edecektim ama baktım o zaten birisini bulmuş sohbet edecek;hiç bozmadım ben de keyfini.Kitaplara baktım.Alma Yaprak daha evde çok var okumak istediğin kitap dedim.Bir de bir liste yapsan iyi olur;okumak istediğin kitaplara öncelik verip onları al önce dedim.İç sesim bugün çok dilliydi.Güneşe tuttuğum makinem bir amcanın yanıma gelip ''Bak makineyi Güneş'e öyle tutma;baksana ışık ne çok.'' demesine neden oldu.Ama çok hoşuma gitti bu.Teşekkür ederim iyi ki çekmedim zaten dedim.Amca ben bu işle ilgileniyorum da söylemek istedim dedi.İyi ki söyledi,enee güneş diye her ışığa doğrudan atlamamalı tabi.Sonra ara sokaklardan birisine daldım,uyuklayan bir kedi,güneş vuran bir evi dondurdum.Ya da dondurdum sanıyorum.Bakalım dondurabilmiş miyim.Film bitince anlayacağız.Kabataş'a doğru indim.Kabataşta yaşlı bir amca var.Altı tane köpekle birlikte dolaşıyor hep.O yine Kabataş'ta oturuyordu.Yanına yaklaşıp fotoğrafınızı çekebilir miyim diye sordum.Fotoğrafını çektikten sonra yanına oturdum.Sohbet ettik.Bana köpeklerini anlattı.Ben her köpeği teker teker sevdim.Sanırım onlar da beni sevdiler. :) O kısacık sohbet benim için öyle değerliydi ki bugün.Çektiğim fotoğraflar umarım çıkar.O üç fotoğraf benim için çok anlamlı umarım onlar çıkar.Adını bile bilmediğiniz bir insan sizde bir değer oluşturabiliyor.Mıcize gibi bilemiyorum.O üç fotoğraf çıkarsa şayet odamda çok güzel bir yerde duracaklar.Benim için kendinden başkalarını da düşünebilen,on iki köpeği olan ve altısı ile sokaklarda gezinen o amca,dünyaya olan inancımın bir örneğiydi.Kendinden daha aciz durumda olan bir canlıyı sevgisiyle besleyebilen insanlarla dolu bir ülke düşünsenize.O zaman tüm bu cinayetler,kavgalar,ırk ayrımları azalmaz mıydı? Bilmiyorum,belki de bu benim sadece yirmi yaşında olmamdan kaynaklanıyordur.Belki hala ütopyaları olabilen insanlardan biriyimdir.Ama bildiğim bir şey varsa o amca bugün günümü güzel kıldı,o aptal gülümsememin nedeni oldu.Allah razı olsun cümlesini belki de en içten bugün kurdum.İyi ki varsın adını bilmediğim amca.İyi ki bana saklayabileceğim üç fotoğrafı,aptal gülümsememi ve bu cümleleri bıraktın..

4 yorum:

Loana dedi ki...

o kadar güzel yazmışsın ki okumaya doyamadım. ve canım dışarı çıkıp birsürü fotoğraf çekmek istedi.

yaprak dedi ki...

Bazı şeyleri ertelememeli :)

çorap. dedi ki...

O üç fotoğrafı bloğunda görmek istiyorum. lütfenlütfenlütfen.

yaprak dedi ki...

İnşallah çıkar.Burada hemen paylaşacağım söz veriyorum :)